Tuesday, October 12, 2010

İKİNCİ GÜN (gece yarısından sonra)

Sabah neşeli bir şekilde uyandım,askılı bir bluz ince bir frenkgömleği giyip,kahvaltı için hazır oldum. Balkonun perdelerini ve kapısını açınca şaşırdım kaldım,ciddi boyutta yağmur yağıyordu.İstanbuldaki yağmurları düşünüp yanıma yağmurluk almıştım neyseki,üzerime onu geçirip,yemek salonuna gittim.Dün gece,karanlıkta içerden dışarının fotoğrafını çekmiştim,bu sabah içerden hem dışarıyı,hem de içeriyi çektim,zaten burada cicikimi yanımdan hiç ayırmıyorum.Günlük tutucak ya annecik,hazırlıklı olmam lazım,değil mi ama!
Üstte içerisi,altta dışarısı,işte bu kadar...
Kahvaltıdan sonra kısa bir yürüyüş yaptım,birazcık fotoğraf çektim.
Hepsini yavaş yavaş göstereceğim,merak etmeyin...

Güzel bir havuzu var,havuzun kenarından,lokantanın dış görünüşü,daha üst kata çıkmadım.Konferans salonu ve bilardo masası varmış,bakalım,çıkınca anlarız.

Yürüyüşten sonra odama geldim yine,burası giriş, kapıda doğal renkli bir begonvilim var.Çok sevdiğim bir çiçektir,İstanbulda Heybeli Adadan alıp evin balkonuna koymuştum bu yaz,büyüyor güzelim.Biraz internette gezindim,kim ne yapmış ne koymuş facebooka ona baktım,yemek yedim,zaman çok çabuk geçiyor,derken akşam üstü oldu bile...

Ben de dışarıya gitmiye hazırlandım,önce odamın arkasına dolanıp balkondaki turuncu renkli begonvilin fotoğrafını çektim,ne kadar güzel değil mi?

Fotoğraf çekmiye devam ederek dış kapıya doğru yürümeye başladım.
o arada bu güzel evlerin ve yolların fotoğrafları da cicikle belgelendi.

Resepsiyonun kapısında her zamanki yerinde Lessi uyukluyordu,bizi görünce hafifçe gözünü açtı,egzama olmuş kaşınmasın diye, tedavi olurken boyunluk takmış veteriner,hiç sevmezler bu işi ama ne yapalım mecburen takılıyor.Yanından geçip resepsiyana bir merhaba dedik .
İzin alıp çalışan arkadaşımızın da fotoğrafını çektim.Aşağıda gördüğünüz gibi çok güler yüzlü bir genç kendisi,gülmek herkese çok yakışıyor zaten...

Resepsiyondan sonrası,dışarıya açılan kapı...

Kapının dışından içeriye bakış attı bizim cicik,daha kapıdan girerken gördüğünüz manzara sıcacık bir şekilde sizi sarıyor.İlk gün telaşıyla farketmemiştim,şimdi daha iyi görüyorum bazı şeyleri...Belki bir kaç gün sonra,kimbilir daha neler keşfedeceğim.

Sibelciğimin arabasına binip kasabaya gittik,işlerimizi görüp döndük.
Akşam yemeğimizi yedik,konuşup gülüştük,odaya dönüp,meyve ve çikolata yedikten sonra Sibelciğim odasına gitti.Bende blogun başına oturup,sözümü tuttum ,yazımı yazdım...Şimdi cumba yatak ,kitap ve uyku faslı,görüşmek üzere,iyi geceler,tatlı rüyalar...











1 comment:

  1. Çok güzelmiş Angora Beach. İkinizi de öptüm.

    ReplyDelete