Wednesday, December 15, 2010

ÖYLESİNE BİR MASAL

Evvel zaman içinde,kalbur saman içinde,deve tellak iken,sinek berber iken,ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken,uzak bir diyarın, bir kentinin ,bir mahallesinde,beyaz saçlı bir nine ve kedisi varmış...Bu kedicik gün boyu nenenin dizlerine gömülüp otururmuş,nenecik yerinden kalktığında homur homur homurdanırmış...İkiside hiç acıkmasalar,tuvaletleri gelmese,susamasalar,dünyanın en mutlu kedisi olurmuş...Bir gün karşı damın bacasına bir martı gelmiş,nenecikle kedicik martıya bakmış,martı onlara bakmış çoook uzaktan...



Derken öteki evin bacasına da bir martı gelmiş,onunla da bakışmış bizim nenecik ve de kedicik...


Nenecik dayanamamış kediciği kucağından yere indirmiş,kedicik hemen homurdanmıya başlamış,nenecik hiiç aldırmamış bu sefer,mutfağa gidip biraz ekmek alıp gelmiş...Pencereyi açıp ekmekleri,pencerenin kıyısına dizmiş...


Kedicik merakla beklemeye başlamış,bu olay bir ilkmiş,daha önce nenecik hiç martı görmemişmiş oralarda, tabi kedicikte görmemiş...Beklemiş,beklemiş,beklemiş hiç bir şey olmamış,çok sıkılmış...Her zaman neneciğin oturduğu yere yerleşmiş,uyuklamıya başlamış...Güzel rüyalar görmüş.



Bu arada aniden aklına martılar gelmiş,hemen camın kenarına koşmuş,yeniden beklemeye başlamış ...



Beklemiş,beklemiş,sağa dönmüş beklemiş,sola dönmüş beklemiş...




Nihayet çok sıkılmış ve acıkmış,mamasını yemeğe mutfağa gitmiş...Martılar onun gitmesini bekliyorlarmış...Hemen camın kenarına gelip,ekmekleri yemiye başlamışlar...Nenecik keyifle onları seyrediyor,buralarda deniz yok ne arıyorsunuz buralarda güzellerim benim diyormuş.




Martılar,hem ekmeklerini yiyor,hem de nenecikle konuşuyor,ona teşekkür ediyorlarmış..



O kadar neşelilermiş ki,nenecik çok sevinmiş,onları sevindiricek iyi bir şey yapabildim diye...Kediciğini kızdırmaya bile değermiş,martıların karnını doyurmak ve onları böyle mutlu görmek...




Bir yandan ekmeklerini yerken bir yandan da içeriyi gözlüyorlarmış...Kedicik geliyor mu,acaba nerelerdedir,diye...


Kanat çırparak,neneyle ve birbirleriyle şakalaşarak ekmeklerini bitirmişler...

Pencere önünde son bir defa uçuşarak neneye veda etmişler...Belki yarın yine geliriz der gibiymişler...


Hava yavaş yavaş kararmıya başlamış,karnıcığını doyuran,tuvaletini yapan kedicik,koşa koşa gelmiş,hemen penceredeki yerini almış...
Başlamış beklemeye...


Ne gelen var ne giden...Aaaaa!Bir de ne görsün,hani nerde ekmekler,bir tane bile yok!Küsmüş kendine,biraz daha beklesem nolurdu sanki diye...Nenecik oturduğu yerden seslenmiş,gel benim canımın içi demiş...Sen orada dursaydın martılar gelip o ekmekleri yiyemezlerdi,bu gece aç kalıp aç karnına uykuya yatarlardı,şimdi karınları tok ve keyifleri yerinde...Sana teşekkür ettiler,onları rahatsız etmediğin için ve sevgilerini ilettiler...Kedicikte çok mutlu olmuş...Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine...Gökten üç elmadan fazla düştü...Masalı okuyanlara...Afiyet olsun...




3 comments:

  1. Ben bu masalı bir yerden hatırlayacağım ama:-))

    ReplyDelete
  2. Bilmem,iyi düşün bakalım,beyendin mi?

    ReplyDelete
  3. Bu sabah saati dokuza kurmuştum,beynimde patlayan bir sesle sekize çeyrek kala uyandım...Evvet,Kunegondum haklı,bir yerlerde var bu yazı...Kahvaltımı yapıp,gazetemde küçük bir gezi yapıp,eski yazılara sondan başladım.Dokuz Haziran iki bin on da KUŞLAR ve BİZ yazısını buldum...Gerçekten de Martılardan , onlara ekmek vermekten bahsediyorum ve pencereden görünen bir martı fotoğrafım da var...Son yazıdaki fotoğraflar,masal tamamiyle yeni...Aynı olayın iki farklı zamanda iki farklı şekilde farklı fotoğraflarla deja-vu hali...Özürlerimin kabulü...

    ReplyDelete