Sokakta yürüdüğüm kadar ağaçları düşündüm,sonra benim serseri arkadaşlarımdan birini gördüm,gayet dikkatli bir şekilde bir sağına bir soluna bakınıyordu,karşı kaldırımdan göz kırptım ona ,cicikimi çıkardım ve fotoğrafını çektim,son geçen arabanın arkasından dikkatli bir şekilde yine sağına soluna baktı ve yanıma geldi.Kısa bir süre yan yana yürüdük,sonra bahçelerden birindeki benim göremediğim bir şeye takıldı gözleri,orada kaldı arkadaşım...
Nasılda güzel değil mi?Aşağıdaki de başka bir arkadaş dolaşmaktan yorulmuş,güneşi görünce bir dükkanın önüne yayılmış hem dinleniyor hem de güneşleniyor...
Benim yürüdüğüm yollarda böyle çok güzel arkadaşlar vardır,hepsi bakımlı veteriner kontrollü,çevre esnafın sevdiği,doyurduğu benim gibi çılgınların konuştuğu caddelerimizin vaz geçilmezleridir onlar...
Kulağımdaki küpeyi gördünüz değil mi,ben de onlardan biriyim,ama fotoğrafımı çeken neneyle uğraşamam bu gün, azıcık kestiriyorum şuracıkta nasılsa yine geçer, o zaman gönlünü alırım ben onun...
Saksıda bir kedicik,minik kız onu görünce hemen yanına gitti,annesi gelip elinden tuttu,bak ne güzel uyuyor,uyandırma sakın yarın uyanık görürsek o zaman seversin ,dedi...O zaman daha iyi anladım ki tek çılgın ben değilim...Ya da ilk yazılarımda anlattığım, minicik çocuğunu kediye vermekle korkutan kadınlar çok değiller...
Caddenin en güzel yerlerinden birinde Ayedaş cafelerin önünde beş altı çukur açmış her tarafı toza toprağa bulaştırmış,tam piyasa saatini katletmiş,bir şeyler yaptırıyor.Bu işi yapan ustaların hiç bir suçu yok ama bence böyle güzel ve işlek caddelerde bu işler gece el ayak çekildikten sonra yapılmalı...İşçilerin değil,Ayedaş yetkililerinin yanlışıdır...
Bu tatlı şeyde o kazılardan azıcık uzaktaki dondurmacının önündeki basamakta uyukluyor,gelen geçene aldırış etmeden kimbilir rüyasında neler görüyordur.Yatış şeklimize bakın ne estetik ne rahat...
Ve tünelden geçip,sokağımın olduğu İnönü Caddesine giriyoruz...Yine çok güzel bir gün geçirdim ne sıkıntım kaldı ne de boş gezenin boş kalfasıymışım düşüncesi...Çalışmayı çok seviyorum ama yavaş yavaş çalışmadan geçireceğim günlere de alışmam gerekiyor.Belki de yeniden resim yapmıya başlamalıyım,ya da anılarıma devam etmeliyim...Bilemiyorum, bunların hepsi evde oturarak yapılacak işler ben yürümeyi,dolaşmayı ve hep hareket etmeyi seviyorum,heyecanlıyım içim hep kıpır kıpır,her sabah yataktan bugün ne yapacağım,nereye gidebilirim diye kalkıyorum...Bu yaşta böyle olmamam lazım belki ama böyleyim işte ben, ne yapabilirim ki?