Öğlen yemeğimizi yerken,çiçeğimizi de ortamıza aldık ona bakarak yedik yemeğimizi...Kendi seçimi değildi,bizim masamızı süslemek,kendi dalında çok mutluydu...Ama bardakta durduğu için de üzülüp bize kızmadı...Tersine masamıza şeref verdi,keyifle yememizi sağladı...
Beni sevdiğini göstermek için cuma günü de bardakta canlı ve görkemli duruyordu karşımda...Kendi seçimi olmadığı halde...Cuma günü öğlen birde provamız vardı,ben gelirim demiştim,birden bire beynimde ve yüreğimde ziller çalmıya başladı,orkideye baktım,düşündüm,taşındım ve utandım...Oyunu,rolümü,tiyatroyu çok sevdiğim için egoistlik yapıyordum,hem kendimi,daha çok ta tiyatroyu ve oyunu riske sokuyordum.Ne hakkım var dedim.Biraz daha düşünüp kararımı verdim.Oynamıyacaktım,zamanlama uygundu,bu kararı alabilirdim. Oyun istenen güne yetişirdi...
Tuncay bana bırakmıştı seçimi,ben bir türlü karar veremiyordum...Nihayet önce Tuncayı,
arkadan Ali Yaylıyı(yönetmenimiz)arayıp kararımı söyledim,bana kalırsa rahatladılar ikiside, senin sağlığın bizim için çok daha önemli ,dediler... Bu kararıma neden olanlara gelince,bir kere eskisi gibi değiliz,her zaman aynı salonda oynamıyoruz,her sahnenin girişi,çıkışı çok farklı,merdivenler,daracık yerlerden iniş çıkışlar,hatta bazı kulislerde tuvalet yokluğu...Artı kesinlikle turne yapılması gerekiyor,otobüsle,uçakla,gidilecek,biçimli biçimsiz yolculuklar yapılacak,ya tam sahneme sıra geldiğinde oynıyamıyacak kadar kötü olursam,ya oyunu aksatırsam,nasıl güvenebilirim,kendime güvenim sonsuz,başarırım dedim mi elimden gelenin en iyisini yapabilmeye çalışırım...Ama bu ödem gibi,saçma sapan bir takım aksiliklerden kaynaklanan,bacak ve kalça sorunu,ne zaman nasıl olacağına ben karar veremiyorum...Onların keyfine uymak zorundayım,daha kötü olmayıp,bir an evvel iyileşmek için...Bizler vücudumuzu çok iyi bilir ve tanırız,rahatsızlıklarını bize söylerler,iç organlarımız bile,yani neredeyse...Ama bu sefer benimkiler sinyal vermiyor,pat diye çok iyiyim,pat diye canım acıyor,şu iskemle de oturuyorum,bu iskemleyi beyenmiyor,on dakika fazla oturuyorum kızıyor,on dakika fazla yürüyorum yine kızıyor,yatmıyorum kızıyor,çok yatıyorum yine kızıyor...Neyse biz kavga dövüş anlaşıyoruz..Ama kendi seçimim olmasına, rağmen bu oyunda oynayamadığım için çok ama çok üzülüyorum...Bir an evvel iyileşip çalışmak istiyorum...Ekimde elli sene oluyor tiyatroya başlamam,haziranda elli yıl ouyor sinema maceralarım...Doyamadım daha çalışmaya,çalışmadan duramıyorum ben...Neyse içimi dökünce biraz rahatladım...Oyun başlasın beraberce gider seyrederiz ...UMARIM