Friday, August 20, 2010

ÇOOOK SICAK ! GÜNDÜZ ve GECE ve HERDAİM

Oturduğum ev,yukardaki tanımlamanın ta kendisi...Bende eve kapanmış durumdayım,neredeyse...

Evde ,odadan odaya,balkondan odaya,mutfaktan balkona,balkondan koridora dolaşıyorum...Ev ve yaşam hakkında yeni yeni şeyler öğreniyorum...Benim Kikirik annesinin ve kardeşinin yanında misafir bu aralar,mutfak penceresinden görünen,yandaki dairenin havalandırma borusuna tüneyen arkadaşı güvercin,her gün gelmiye devam ediyor.Bir de bembeyaz kafası olan bir arkadaş daha gelmiye başladı...Günde bir kaç kere geliyorlar,bakınıp,bekleyip gidiyorlar...Resimdeki beyaz kafalı güvercin,büyütüp bakarsanız,görünüyor...Resimlerin hiç birinin konusu bir diğerine benzemiyor ama hepsi de sıcaktan bunalmış,yarı delirmiş bir

nenenin hezeyanlarını gösteriyor.Bu sıcaktan mutfak ta nasibini alıyor,hem de fazlasıyla...Eviyenin yanındaki oluklu yerde boruya düşmüş biber tohumları yeşerdi,saksıya diksen seni uğraştırır,iki günde yapraklandı,hemen fotoğrafını çektim,belki de dayanamaz elimde vesikası olsun dedim...Şimdi, eviye civarında gördüğünüz lekeler kireç,ıslaklar kuruyup,çabucak lekeleniyor,bezle kurularsanız,bezler havadaki nemden dolayı kurumuyor ve iğrenç bir koku yapıyor...Ben de doğal olarak,kireç lekesine razı oluyorum.Yani kısaca mutfağımı pis zannetmeyin,sadece her kadının mutfağından biraz farklı...Sabahtan akşama kadar evde olduğum için ya dijitürkteki polisiye dizilerini seyrediyorum,ya kitap okuyup,bilmece çözüyorum,ya da evde oradan oraya dolaşıp,daha evvel de çektiğim,her objenin fotoğraflarını çekiyorum...


Bir de hergün Kikirik ve ailesine,hemstırlara ve çiçeklere bakmıya gidiyorum taksiyle gidip taksiyle döndüğüm için onları sokağa çıkmak saymıyorum.Evvelsi gün dönüşte yürümek istedim,bahanem de vardı,azıcık esintiliydi o akşam üstü...İnanın bana eve geldiğimde,eklemlerim,kemiklerim ve kaslarım yer değiştirmiş ,bir anlamsız yığın halinde kendimi kanepeye zor attım...Dün yine evden çıkmak üzereyken kendi resmimi aynadan çekme sevdasına tutuldum birden,bir iki denemeden sonra galiba becerdim,suratsız olan ilk deneme,gülen de becerebildiğimi görünce,yüzümde şekillenen görüntü...



Sıcak ve eve kapanıp kalmak duygusu beni nasıl delirtiyor,görüyor musunuz?En kötüsü de çalışmamak ve bir işe yaramamak duygusu,bir türlü o duyguyu kafamdan atamıyorum...Sanki benim devamlı çalışıp bir yerden bir yere koşuşturmam lazım...Gerçekten yaşadığımı anca o zaman anlıyorum...Alttaki resim de sıkıntıdan çekilmiş,pencerede küçücük bir ay,kapalı camdan içerinin görüntüsü,açık camdan dışarısı ve balkondan silik bir görüntü...Hiç yoktan ,öylesine bir fotoğraf işte...





İki değişik günde,iki değişik saatte çekilmiş bizim çeşme başı dostları,bir de gece çektiklerim vardı,eski fotoğraflarda, bulamadım...Doğrusu fazla da aramadım,çünkü iskemle tepesinde uzunca bir süre oturamıyorum,bin kere kalkıyorum yerimden...Hiç üzülmeyin bin bir tane bahane buluyorum,kalkmak için...Sabırla okuyup sonuna gelmişseniz,teşekkürlerimi kabul edin...Bu kadar sıkıcı ve alaksız resimlerle yazılar bir arada olamaz...Ne alaka... Quelle alaka...




Orta okulda arkadaşlarla konuştuğumuz bir dil vardı,fransızca ve Türkçeyi karıştırır,sözüm ona espri yapardık...Yukardaki de aynen o zaman ki bir söz dizimi...







Şimdi ,kontrol ettim bir hata var mı diye...Neredeyse baştan aşağı hata bir yazı...Ama huyum kurusun silemem...Geliyor...





1 comment:

  1. Ben en çok baştan üçüncü fotoğrafı sevdim.

    ReplyDelete