Monday, February 6, 2012

GARDENYA KOKU VE KOKUUU

Ocağın yirmi dokuzu,sabah uyandım,salona girdim,hafif ve güzel bir koku...Güne iyi başlıyoruz dedim,kendi kendime...
Kahvaltıdan sonra,çiçekleri sularken bir de ne göreyim?Gardenyam,benim güzel gardenyam minicik bir çiçek açmış ya...Koku ondan gelirmiş,meğerse...Çiçek sabah çekildi,Cicik tarafından,saksısıyla beraber olan akşam üstü...Akşam üstü koku çoğalmıştı,dikkatinizi çekmiştir eminim,bu güzel kokulu çiçekler,genelde akşam üstünden sonra daha keskin bir koku yayarlar,sabaha karşı hafifletirler kokuyu...
Ayın otuzu sabah,biraz daha büyüdü çiçeğimiz,biz çünkü,Cicikte çok heyecanlı,o kokuyu duymuyor ama büyüdüğünü görüyor ve takip ediyor...
Aynı gün akşam üstü...Sanki azıcıcık daha büyümüş gibi...
Ocağın son günü,çiçek büyüdü,akşam üstü kokusu muhteşem oldu...
Bir Şubat,daha büyük,daha çok koku,daha görkem ve aşağıda ki yaprakların arasında,minik bir gonca daha...
Üç Şubat,duru saten görüntümüz hafifçe değişti,rengimiz yine beyaz,az biraz,kenarlarda sararmalar var,sandıktan çıkmış saten bir gelinlik gibi...
Üstteki  fotoğraf Beş Şubat,goncamız biraz büyüdü,kenarlarımız biraz daha sarardı,ama hala beyaz bir sateniz ve kokumuz şahane...Alttaki fotoğraf beni de Ciciğide üzdü...Altı Şubat, yani bugün sabah iyice sarardı,gonca büyüdü biraz daha...Şimdi saat on sekiz otuz,bu yazı yazılırken salonda  yine muhteşem bir koku var...Gardenya yine ritüeli bozmadı,ölünceye kadar,o güzel kokusunu bizlere sunmaya devam ediyor...Veeee  doğal olarak dalından ayrılmıyor ve ayrılmayacak...Nereye kadar mı?Kendi isteğiyle o güzel kokusunu durduruncaya kadar...

Tuesday, January 17, 2012

SABAHTAN AKŞAMA FİNAL

Bugün Salı,fotoğraflar 15.01.2012 Pazar gününe ait,yazı da aynı günden...Bloglarda sistem yine değiştiği için,uyum sağlayıp da bunca fotoğrafı yeni yerleştirebildim.Açıkçası teknolojiden anladığım pek söylenemez.Sadece elimden geldiğince yapmıya çalışıyorum.Çünkü paylaşmayı seviyorum...O sabah gök yüzü yine çok güzeldi bence,tepede de yarım ay var,fotoğrafı büyütürseniz,belki görebilirsiniz...

Güzelim bulutları kaçırmak istemedi Cicik,ben de onu kıramadım,böyle fotoğrafları çok gördünüz,daha da çok göreceksiniz...
Beni aldıktan sonra,servisin ilk durağı,arkadaşlar,burada toplanıp çay içip servisi bekliyor,servis sürücümüz de inip çayını içiyor.O arada makyöz yardımcısı arkadaş,onun yerine oturup,gelen arkadaşlara otomatik kapıyı açıyor ve gördüğünüz gibi bu işi çok seviyor ve çok eyleniyor...İki fotoğraf arasına giremedim,Kadıköyde kar...
Yolda ki kar ve sete gelince kahvaltı fotoğrafları uçmuş,nereye gittiklerini bilemedim.Feyse koyarım sonra...
Birbirimizi yakaladıkça,fotoğraf çektirdik,Ciciğe...Biraz son gün heyecanı,biraz hüzün,biraz burukluk,zor tutulan göz yaşları...
Bir telaş,son bölümlerin,son sahneleri,makyajlar yapılıyor,giysiler giydiriliyor,saçlar güzelleştiriliyor,kimiz peri,kimimiz fani oluyor,kısa aralıklrlarla her şey yine değiştiriliyor,koşuşturma ve telaş,heyecan hiç bitmiyor...Böyle güzel bir meslek,böyle güzel bir duygu olabilir mi?Yorulduğumuzu anlamıyoruz bile,ya da yorulmuyoruz bile...

Beklerken zamanı değerlendiriyoruz,
bekleme,sohbet hepsi bir arada...
Kostüm şefimiz,şıklığı 109 bölüm sürprizi...Boy fotoğrafı uçanlar arasındaymış,yazı bitince koymayı denemeliyim,başarırım belki,kim bilir...Yukarda peri nene,aşağıda fani nene...
Veee Ayla Arslancan,yanımda 109 bölüm sürprizi makyajı yapmış makyözümüz,çok şekerdir,hiç makyajım yoktu,belki başka bir film,ya da dizide...Uzun yıllardır,hiç makyajsız oynuyorum ama belli olmaz,bizim işler...Tiyatroda Sil Baştan isimli oyunda makyaj yapıyordum,hem de nasıl...
Artık ATA Stüdyoda son çekimlerin arka plan fotoğrafları...
Sessizce beklemeler,fısıltıyla iki üç cümle sohbet...
Çekilen sahneleri seyredip,beklemek,gerekince hemen koşuşturmak...
Boşalan mekanlar,fotoğraf çeken arkadaşlar,kostüm şefi ve yardımcısı poz veriyor...
Çekimler devam ediyor,sabah yaklaşıyor...
Bitmesine az kaldı,herkeste heyecan son kertede...

Kimsede uyku filan yok,herkes cin gibi,herkes  işinin başında...İşi bitenlerde gitmiyor,herkes bir arada olmaktan memnun,uykym geldi,yoruldum,artık gitmeliyim diyen yok...

Sarı ve siyah saçın güzel uyumu...
Ön planda heyecanlı bir çalışma,arka planda sakince bekleme...
Bitmek üzere,stüdyo yavaş yavaş soğuyor,Annecik üşüyor...

Mavi oda yine boyanıyor,son bir iki çekim var,blubaks'ta...
Seti boşaltıcak arkadaşlar da beklemede...



Yukarda blogdan uçurulan kar fotoğrafları,ben en arkaya koymayı düşünüyordum ama,benim sözüm dinlenmiyor,blog bildiğini okuyor...
Kostüm şefimizin boy fotoğrafı,muhteşem değil mi?Bayılırım çılgınlığa...
Yardımcısı yavaş yavaş kostümleri topluyor...
İlk işimiz kahvaltı yapmak,ben evde yaptığım halde,yine de iki lokma simit alıyorum,sabah sabah yenmez mi?
Evet çekimler hemen hemen bitti,saat üç civarı,yorgunluğu giderip vedalaşmak için ikişer parmak viski ve karamelli Tobleron çikolata...Annecik çikolata seçiyor,gençler,viski yakışır diyor...Fotoğrafları çekilmeyen,çekilemeyen kucaklaşmalar,öpüşmeler,gizli açık gözyaşları,son dakika notları,telefon almalar(son dakikaya kadar pek çoğumuz inanamıyorduk açıkçası,bende dahil,bu kanal bu kadar seyircisi olan bir diziyi kaldırmaz diyorduk,çünkü)vedalaşmalar,görüşelim muhabbetleri....Veeeeeee servislere,arabalara binip, evli evine, köylü köyüne, evi olmayan sıçan deliğine gitmeler...